Dinlerin Toplum ve Devletçi Uygarlıkla İlişki ve Çelişkisi

15.00

Açık ki başarılı bir zihniyet aydınlanması tarihin özlü genel kavrayışı kadar, çağdaş bilim ve felsefenin ufkunu yakalamayı da ön koşul sayar. Batı bilim ve felsefesini özümsemeden, tarihle buluşturup sentez oluşturma imkânı yoktur. Bu iş öyle İslamcılıkla, Budacılıkla yürüyecek bir iş değildir. Savunmamda taslak niteliğinde de olsa Batı zihniyeti ile körce olmayan bir çatışma vardır. Çok özlü ve dürüst ulaşmaya çalışıyorum. Benim için Batı zihniyeti ile tatmin olmak mümkün görünmemektedir. Çok büyük moral zaafları var. Ama olağanüstü bilimsel bilgi derinliği var. En kıskandığım taraf bunu başarma yetenekleridir. Bu yüzden saygı duyuyorum. Bununla birlikte çok büyük bir hastalığın veya noksanlığın bu alandan kaynaklandığına eminim. Moral, etik olarak çağdaş bir rahip olmaktan öte bir değerleri olmadığı kanısındayım. Bu zaaflarını giderebileceklerini sanmıyorum. Doğayı ve toplumu adeta yercesine bu kadar amansız yaklaşmak ürküntü veriyor. Bilmek kadar bir etik değeri de yaratmalıydılar. Sistemi etiksiz bırakmak nasıl vicdanlarına, aydın zihinlerine sığdı? Kim, ne onları etkisiz kıldı? Belki de çoktan iktidar onları satın almıştır. Bilim sınıfı, işçilerden daha kötü patronajdır, bağımlıdır. Umutsuzluğumun nedeni budur. Hâlbuki Rönesans’ta ne yaman direnişçiydiler! Giordano Bruno’yu ne kadar güncelleştirebiliriz? Yine Sokrates’i seslendirebilir miyiz? Hiç kimse bu büyük zihniyetlerin yitik olduğunu iddia edemez. Etmemesi ve yaşatılması gerekir. Mevlana, Hallac-ı Mansur, Mani, Sühreverdi gibilerinin de canlandırılması gerekir. Peygamberce olanın ruhunu, özünü de çağdaşlaştırmak gerekir. Onların bir anlamda ölmediklerini bilerek ve gerçek temsillerini yaparak yaşamak gerekir. Bu halkalar gerekli güncel zihniyete bizi yakınlaştırabilir. Çağımızın soy değerlerini ayırt edebilirim. Fakat kötü yenilenleri canlandırmak pek yaratıcı etki bırakmayacaktır.

Ülkemin Haritasıdır Yüzünüzün Çizgileri

12.00

“O kadar adsız şehit var ki, o kadar anısının açığa çıkarılıp hesap sorulması gerekenler, özellikle genç savaşçı var ki, aslında tek tek anıları hakkında sadece bir değerlendirme değil de, onların bir halka mal edilmesini isterdim. Biz bu kısa sürede yaşamlarına anlam verilmesi için üzerimize düşen görevleri mutlaka yerine getireceğiz. Bize göz açtırmamak için dayatılan tüm zorluklara rağmen, tüm şehitlerin hakkını istemek ve gereklerini yapmaktan geri durmamak esas alacağımız en önemli çalışmamız olacaktır.”
Abdullah ÖCALAN

Her Jin Çîrokek Xwe Heye

10.00

Beşa Yekemîn/Erster Teil/Birinci Bölüm
Helbest û Çîrokên bi zimanê kurdî
Gedichte und Geschichten in Kurdischer Sprache
Kürtçe şiirler ve hikayeler

 

Beşa Duyemîn/Zweiter Teil/İkinci Bölüm
Helbest û Çîrokên bi zimanê Elmanî
Gedichte und Geschichten in Deutscher Sprache
Almanca şiirler ve hikayeler

 

Beşa Sêyemîn/Dritter Teil/Üçüncü Bölüm
Helbest û Çîrokên bi zimanê tirkî
Gedichte und Geschichten in Türkischer Sprache
Türkçe şiirler ve hikayeler

Efrîn Direniş Günlüğü

15.00

20 Ocak 2018, Kürt ve Kürdistan tarihi açısından yeni bir trajik sayfanın açıldığı gündür. O gün, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türk devletinin çeşitli kirli pazarlıklar sonucunda, 29 Ocak 2014 tarihinde özerkliğini ilan eden Efrîn Kantonuna saldırdığı tarihtir. Bu işgal harekatı, her şeyden önce gayri meşruydu; uluslararası hukukun pervasızca çiğnendiği ve vicdanları isyan ettirecek derecede adaletsiz bir karaktere sahipti.

Güneş Ülkesinde Diriliş – 2. Kitap – Umut Işığı

12.00

SUNUM
Çağdaş Kürdistan’ın direniş ve diriliş romanının yazılması için Şilan Baki Edebiyat Okulumuz tarafından beş yıl önce planlı bir çalışma başlatılmıştı. Beş yıl boyunca kolektif olarak yoğun bir çalışma yürütüldü. Şimdi bu çalışmanın sonuna geldik ve sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Başta yazarı olmak üzere, söz konusu çalışmaya emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Herkes için yararlı olacağı umut ve inancıyla okuyucuya sunuyoruz.
Şehit Şilan Baki Edebiyat Okulu

Unutulmasınlar – II – Güneş Bakışlı Çocuklar

12.00

Dağlı Çocuklar aşkı serpiyor güne,
Her taraf,
her şey ışığa kesiyor…
Diyorlar ki:
“Gününüz aydın olsun!”
“Nurla dolsun gönlünüz!”
Çünkü özü ışıktan bir aşktır
Önderlik …
Susmuyorlar!
Ve yine diyorlar ki:
“Herkes,
her şey bıraksa da bizi…
Güneş yine her gün doğuyor…”
Aradıkları değil
yaşadıklarıdır aşk!
Aşkı taşıyorlar bu topraklara.
Tanıdınız mı onları?
“Biz Güneşe Sevdalı Çocuklarız…”
“Güneşin Çocuklarıyız…”

Select at least 2 products
to compare