KDP’nin Vahşet Zindanı AKRE
€12.00Bila mirov kuştiye şêran be ne girtiyê roviyan
(İnsan aslan tarafından öldürülsün ama bir tilkinin tutsağı olmasın)
Kürt Atasözü
Bila mirov kuştiye şêran be ne girtiyê roviyan
(İnsan aslan tarafından öldürülsün ama bir tilkinin tutsağı olmasın)
Kürt Atasözü
Beşa Yekemîn/Erster Teil/Birinci Bölüm
Helbest û Çîrokên bi zimanê kurdî
Gedichte und Geschichten in Kurdischer Sprache
Kürtçe şiirler ve hikayeler
Beşa Duyemîn/Zweiter Teil/İkinci Bölüm
Helbest û Çîrokên bi zimanê Elmanî
Gedichte und Geschichten in Deutscher Sprache
Almanca şiirler ve hikayeler
Beşa Sêyemîn/Dritter Teil/Üçüncü Bölüm
Helbest û Çîrokên bi zimanê tirkî
Gedichte und Geschichten in Türkischer Sprache
Türkçe şiirler ve hikayeler
Bu çalışma, PKK öncü kadrolarından Duran Kalkan’ın 2013-2014 yılları arasında Kürdistan dağlarında vermiş olduğu ders kayıtlarından derlenmiştir…
Tüm Özgürlük Çiçekleri’ne,
Ömürleri zindan kapılarında geçen
babam Mustafa Yıldırım ile annelerim her iki
Fatma Yıldırım’a,
Hep desteklerini gördüğüm kardeşlerime,
Özgürlük mücadelesinde canlarını veren ve hala
mücadele etmekte olan tüm güzel insalara…
“Bakara Suresi 251. ayet der ki; “Davud Calut’u öldürdü, Allah da ona mülk ve hikmet verdi, ona dilediğinden öğretti…”
Ayete göre; Ahit Sandığı, Talut’un hükümranlığının simgesi olduğu gibi, hadislerde bildirildiğine göre Mehdi’nin yeryü-zünde kuracağı hükümranlığın da simgesi olacaktır. Yanında sandığın bulunmasıyla hükümranlığı açıkça anlaşılan Hz. Talut, Calut’un ordusu ile savaşmış ve bu savaş esnasında kutsal emanetlerin bulunduğu sandık, zalim hükümdar Calut’un eline geçmiştir. Ancak Talut, her kim ki Calut’u öldürüp Ahit Sandığı’nı geri alırsa hükümdarlığını ona bırakacağını söyler. Talut ile Calut’un ordularının karşılaştığı savaş alanında bu kez savaşacak olan, silahşörlüğüyle nam salmış Calut’un kendisi ve çelimsiz çoban Hz. Davut’tur. Kuşkusuz ‘O’, hiç kimsenin asla kendinden daha üstün bir düşman ile karşılaşmayacağının evrensel yasasını biliyordu. “Her mücadele, görünenin ötesinde daima eşittir!” Hz. Davud elinde bir sapan ile değil, ancak yüreğinde kurduğu kral olma düşü ile Calut’u öldürmüştü.
“Düşüşte düşmanlık olmaz. Düşmanlık, sen yükselişe geç-tiğinde vardır.” Düşman, sen yükselişteyken karşına çıkar ve korktuğu oranda da zalimleşir. Özgürlük derecen ve iraden ne denli yüksekse onun hareketi de o denli sinsice olur.
İşte, Diyarbakır zindan direnişi tam da böylesi bir çıkışın, yükselişin menkıbesi olduğu için karşıdaki düşman bu muhte-şem çıkışı karşılayacak biçimde kendisini acımasızlıkta sınır tanımayacak şekilde dizayn etmiş ve mazlum bir halkın evlatla-rına karşı korkunç bir insanlık suçu işlemiştir.
Bundan dolayı; Diyarbakır 5 No’lu Zindanı’nda TC’nin uy-guladığı şiddet oranında, tutsak edilmiş Kürdistan devrimcileri direnişi yükseltmiş ve uygulanan şiddet, direniş duvarlarına çarparak parçalanmıştır. Diyarbakır zindan direnişi bir kez daha göstermiştir ki; hangi üstün donanıma sahip olursa olsun, hiçbir düşman senden daha üstün ve senden daha güçlü değildir. Tıpkı Hz. Davud’un, Calud’u alnının ortasından sapanıyla attığı tek bir taşla vurması gibi… Ölmenin dahi yasaklandığı Diyarbakır 5 No’lu Zindanı’nda; zalimler, kendilerine karşı ellerinde diren-mekten ve düşlerinden başka hiçbir silahları olmayan mazlum Kürt evlatları karşısında hezimete uğramışlardır… Nihayetinde; “zafer zahiri gücü elinde bulunduranın değil, yüreğinde ‘düş’ün gücünü taşıyanındı.”
‘Düş’ gerçekti, gerçek olan ‘düş’ idi ve güneşe yüzünü dönenlerin ‘düş’ü bir gün mutlaka gerçekleşecekti…
İşte bu kitap; Kürdistan’ın özgürlüğü için yola çıkmış, ömürlerinin baharındaki gencecik Kürt evlatlarının bu yolda ağır bedeller ödediği Diyarbakır 5 No’lu Zindanı’nda yaşanan vah-şeti, birinci ağızdan anlatan belgesel bir anlatıdır…
Bu mezalimin yaşandığı yıllarda Amed bağrından yükselen yüzlerce evladının çığlıklarını sağır olup duymamış, kör olup görmemişti. Zindanın dışı aya, içi güneşe dönmüştü yüzünü. Diyarbakır 5 No’lu Zindanı’nda yaşanan, yaşatılan vahşetin şiddeti, duyduğum uzak yakın bütün zamanlarda yüreğimde derin bir boşluk duygusu bırakmıştır.
Bir Kürt kadını olarak Diyarbakır zindan direnişçileri benim koruyabildiğim namusum, onurum ve haysiyetimdir… Kürt özgürlük mücadelesinin kat ettiği yol adına onlara minnettarım.
Çağdaş Kürdistan’ın direniş ve diriliş romanının yazılması için Edebiyat Okulumuz tarafından beş yıl önce planlı bir çalışma başlatılmıştı. Beş yıl boyunca kolektif olarak yoğun bir çalışma yürütüldü. Şimdi bu çalışmanın sonuna geldik ve sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Şimdiye kadar üç cilt halinde “Amara” ismiyle birinci kitabı ve tek cilt halinde “Umut Işığı” ismiyle ikinci kitabı sunduk. Şimdi de üç cilt halinde “Özgürlüğe Doğuş” ismiyle üçüncü kitabı sunuyoruz.
Bir çifte firarın hikayesi
Devrim ve özgürlük yolunda yürüyen
Bu uğurda can veren tüm yoldaşlar şahsında,
İkinci kurtuluşu karşılayan Şehit Alîşer Konya,
Şehit Çekdar Amed, Şehit Azad Farqîn ve
Şehit Azad Sîser yoldaşlara atfen…
Özgür ülkemiz sizin düşleriniz üzerinden
yükseliyor!…
“Çok şey söylendi
çirkinliğe, güzelliğe dair.
Çok şey söylendi
ihanete, direnişe dair.
Bilge filozofun dediği gibi
‘Kadının yazısız tarihi yazılmadı,
özgürlük tarihi ise yazılmayı bekliyor.”
“Tarihi kanı ile yazanlar
henüz son sözlerini söylemediler
‘KADIN ÖZGÜRLÜĞÜNE DAİR…”
Dağ Kavminin Hikayeleri
Dersim’den Hewraman’a dağ kavminin özgür çocuklarına…
Unutma!..
Unutursan, Unutulursun!..
Bil, kendini bil!
Bul, kendini bul!
Unutmazsan…
Dağlı Çocuklar aşkı serpiyor güne,
Her taraf,
her şey ışığa kesiyor…
Diyorlar ki:
“Gününüz aydın olsun!”
“Nurla dolsun gönlünüz!”
Çünkü özü ışıktan bir aşktır
Önderlik …
Susmuyorlar!
Ve yine diyorlar ki:
“Herkes,
her şey bıraksa da bizi…
Güneş yine her gün doğuyor…”
Aradıkları değil
yaşadıklarıdır aşk!
Aşkı taşıyorlar bu topraklara.
Tanıdınız mı onları?
“Biz Güneşe Sevdalı Çocuklarız…”
“Güneşin Çocuklarıyız…”
KJK 8. Kurultayı’nda “Demokratik Özerkliğin İnşasında Kadın Öncülüğü Sembolü” ünvanı verilen, 1975 Elbistan-Kantarma köyü doğumlu olup Botan’da 22-28 Nisan 2017 tarihleri arasında yaşanan çatışmalar esnasında şehit düşen Nûdem Nurhak’a ithaf edilir…
Select at least 2 products
to compare