Söylediklerini getirip sonunda iki kelimelik söze bağladı. Söz, dilinde yakıcı bir ateşe dönüşmüştü. Şiddeti onlarca yıl sonra bile azalmayacak her iki kelimecik ağzından çıkar çıkmaz, bedeni zangır zangır titremeye başladı. Son bir bakış fırlattığı odanın karşılıklı köşelerine asılı portrelerin hafiften oynaştığını ve hızlanarak etrafında döndüğünü gördü. Sonra görüş gücünü hepten kaybetti. Saatlerdir kendisini dikkatle dinleyen Haki’yi nasıl gözden yitirdiğini anlayamamıştı. Haki’nin şaşkın bakışları altında çenesi göğsüne düştü ve oturmuş olduğu ranzadan yere yuvarlandı. Haki’nin telaşlı hamlesi, başının betona çarpmasına mani olamamıştı. Burnundan akan kan damlalarını görünce, Haki’nin tedirginliği iyiden iyiye artmaya başlamıştı. Üstüne varıp başını ellerinin arasına aldı, elini elinin bileğinde ve boyun damarlarında dolaştırdı, nabzını yokladı. Nabzı fena halde kötü görünüyordu. Ranzanın üstünden bir yastık çekip başının altına koydu. Koşarak getirdiği kolonya şişesiyle yüzünü, gözünü bir güzel yıkadıktan sonra göğsüne hafiften bir basınç uyguladı ve usul
usul ovarak onu kendine getirmeye çalıştı. Bedeni yerde kalmış, ruhu çoktan göğe yükselmişti sanki.
Unutulmasınlar – II – Güneş Bakışlı Çocuklar
€12.00Dağlı Çocuklar aşkı serpiyor güne,
Her taraf,
her şey ışığa kesiyor…
Diyorlar ki:
“Gününüz aydın olsun!”
“Nurla dolsun gönlünüz!”
Çünkü özü ışıktan bir aşktır
Önderlik …
Susmuyorlar!
Ve yine diyorlar ki:
“Herkes,
her şey bıraksa da bizi…
Güneş yine her gün doğuyor…”
Aradıkları değil
yaşadıklarıdır aşk!
Aşkı taşıyorlar bu topraklara.
Tanıdınız mı onları?
“Biz Güneşe Sevdalı Çocuklarız…”
“Güneşin Çocuklarıyız…”





Reviews
There are no reviews yet.